Alev gibi düştün kalbimin en koyu yerine,
Dokunduğun an bütün bedenimde yankılandı ismin.
Sanki yıllarca uyuyan bir şey, birden gözlerini açtı,
Ve ben o anda anladım: Seni istemek bir seçim değil, içgüdüydü.
Yaklaştıkça nefesim hızlanıyor,
Tenine değmeyen bir gecenin yarım kaldığını hissediyorum.
Bakışların üzerimde dolaştığında zaman bile geriliyor,
Çünkü o anlarda dünyadan çok, birbirimizi duyuyoruz.
Derinleşen her sessizlikte bile seni arıyor bedenim,
Sesin bir fısıltı olsa, içimde fırtına koparıyor.
Öyle bir çekim var ki aramızda, kelimeler yetmiyor,
Yaklaştıkça kayboluyorum ama kaybolmak hiç bu kadar güzel olmamıştı.
Aynı adımlarla yan yana yürürken bile,
Sanki ellerimiz birbirine dokunmak için yanıp tutuşuyor.
Seninle her temas bir kıvılcım,
Her kıvılcım ise ateşe dönüyor içimde.
Aşkın en sert tarafı bile senle yumuşuyor,
Ama sen uzaklaştığında içimde bir boşluk zonkluyor.
Biliyorum, bu his sıradan bir istek değil,
Seni düşündükçe kora dönen bir arzunun adı.
Y