Alzheimer.
Bana kendimi unutturan kelime
Önce küçük şeyleri unuttum.
Anahtarımı, bir ismi, ocaktaki yemeği.
Sonra günleri unuttum.
Sonra insanları.
En sonunda… kendimi.
Şimdi aynaya bakıyorum ama
o kişi ben değilmişim gibi.
Yanımda insanlar konuşuyor:
“Artık çocuk gibi.” diyorlar.
“Hiçbir şey bilmiyor.”
“Hiçbir şey anlamıyor.”
Belki haklılar.
Çoğu şeyi gerçekten hatırlamıyorum.
Ama içim hâlâ bir şeyler hissediyor.
Bir boşluk.
Bir sızı.
Sanki kalbimin içinde bir yer hâlâ beni arıyor.
Bazen düşünüyorum:
Ben neredeyim?
Nereye gittim?
Sanki ruhum yıllar önce benden ayrılmış,
ben de dışarıdan kendime bakıyorum.
Kim olduğumu bilmiyorum.
Seni tanımıyorum.
Kendimi hatırlamıyorum.
Ama bir şey hâlâ var içimde:
Kaybolmuş bir “ben”.
Ve şimdi söyleyebileceğim tek şey:
Lütfen…
Bana beni geri verin.
Bu satırları senin için yazdım.
Biz birbirimizi tanımıyorduk, biliyorum.
Ama seni görünce içimde bir şefkat uyandı.
Bazen isimleri, yüzleri unutsa da
kalbinin sıcaklığı kalır.
Ben de o sıcaklığı sende görüyorum.
Seni seviyorum.
N