Geceyi Bekleyenler
Gece farklı konuşur insana
Belki de yalnızlık
Duyuran gecenin sesini
Gündüzün bir günahı yok
Olmasa o kadar çok ses
Vardır onun da söyleyeceği
Ama ben yine de geceyi dinlemeyi severim
Acımasızdır
En derindekini bulup çıkartır
Demez var mı yüreğin bununla yüzleşecek
Çıkartır koyar karşına
Ama yargılamaz
Çünkü bilir, o işi ben yapacağım zaten
Hem de acımasızca
İzler sadece
Sanırsın haz eder
Müşfiktir bazen
Getirir yüreğini ısıtan bir anıyı
Çıkartır koyar karşına
Yaşatır sana yalan da olsa
Bilir çünkü
İnsanoğlu’da bir yere kadar dayanır
Derinlerindeki karanlığa
Çeker gider
Sıradakine bırakır geceyi dinlemeyi
Güler bazen suratına
Sen ağlarken karanlığında
Bencilliğini vurur suratına
Getirir karşına bir Rus bombasıyla
Paramparça olmuş Suriyeli çocuğu
Anası ne geceyi, ne gündüzü duyar
Babası ne geceyi, ne gündüzü duyar.
Sorar sana sanki
Acı çekmek nedir bilir misin?
Sormaz aslında hiçbir şey
Senin sormanı bekler
Alaycı bir tebessüm dudağının kenarında
Böyledir işte gece
Kapkaranlıktır ama ayna
Acımasızdır ama müşfik
Bazen alaycı
Sen neysen odur işte
Gündüz öyle mi?
Bırakır seni kendi haline
Zaten sesi de duyulmaz
İçini dolduranların sesinden
Peki nedir o zaman
Hala beni geceye mecbur bırakan?
2020'de yazmışım bunu. O sene sadece gecenin değil, tüm yılın karanlığının üzerime çöktüğü zamanlar. Gece edilgen aslında, anlam yükleyen biz ama kalkıp da itiraz edecek dili yok, yaz gitsin o yüzden.
E