Göğün dikişleri sökülürken usulca,
Ay susar, yıldızlar tek tek düşer boşluğa.
Bir yalnızlık iner omzuma gri paltosuyla,
Kalbim, en eski şarkıyı mırıldanır yokluğa.
Karanlık ne güzeldir, kimse göremez acıyı,
Bir tek gölgeler bilir içimdeki sancıyı.
Ve ben susarken dünya konuşur,
Gözlerimde yanan, söylenmemiş bir duadır bu.
Kaldırım taşlarında büyür geçmişin izleri,
Zaman, paramparça bir saat gibi kırık dökük.İçimden geçen her düşünce,
Sanki bir rüyanın tırnak izinde sökülmüş.
Ama hâlâ buradayım.
Kendime bile yabancı, hayata küskün.
Ve gece, en iyi sırdaşı olur insanınSana kimse inanmazken bile:O dinler.