KÜSKÜN HECE
I.
Şairine küstürülmüş sesim ben,
melankolik hecelerde.
Belki de uçucu, tutulmaz sestir o
sabahın derin sessizliğinde.
II.
Şimdi martı dolu, dümdüz ova içim;
ufukta kendi yanlışını arayan bir boşluk.
III.
Zamanın unutmuş saatlerinde
rüzgâr ince çizgide şiirini yazar.
Varla yok arası bir sessizlikte
ceplerimde kaybolmamış umutlar.
IV.
Ve bilirim:
Kırılan her söz,
gecikmiş bir doğruluğun gölgesidir.
O gölgeye yaslanır,
görünmez bir kapının eşiğinde
öylece kalırım.
V.
Toprağın nabzı yavaşlar,
gök ince bir buğuya döner;
içimde adsız bir çağrı kabarır.
VI.
Kader dediğin?
Oyalanmış bir rüzgâr…
Döner, kaybolur—
ve nedense hep
aynı noktayı yoklar.
VII.
Ey kırılgan hecenin sesi!
İçimin kıyılarına vur!
Ve tek tümceli o heceyi yaz bana:
Her sessizlik,
yeniden doğmaya hazır
derin bir sır mı
şu gizemli dünyada?
K