Neden saklanır düşünceler bilir misin?
Dalgaların hasret hasret derin ve sonsuz maviye varamayışından belki...
Ya da...
Geceleri yanaşamadığı kıyılara yıldızların mecalsiz kalışından...
Belki...
Zifiri karanlıkların,
Yüreklere bir nebze olsun bırakamayışındandır ışıkları...
Ve belki de...
Girdablara kalan hislerin, bulutların ardında kalışındandır...
Gülmeye nice zamandır veda etmiş...
Ay gibi...
Bildiğin değilse...
Kaçtığın şeyler,
Çatlayan bir kaya parçasının korkusundandır oysa.
Rüzgarın her esişi,
Yağmurun her yağışı koparmaya meyleder biraz daha nedense,
Kayalar gibi benden,
Seni.
Ve an gelir bırakırsın kendini,
An gelir bir sinema şeridi olur ömür,
Bir kaya ümitsizliğinde,
Koyuverirsin düşmeye hislerini.
Ve...
Hızla geçer gözlerinin önünden,
Bir yağmur damlasının yavaşça yere inişi...
Ardından...
Bir diğeri...
Diğeri.
Sensizliğin çıkmazlarına koyuverdim kendimi.
Zamanın çalıların ardına saklandığı patikalardayım şimdilerde.
Ve...
Başladı çoğalmaya...
Sessizce,
Yağmur damlaları...
Çoğaldı, çoğaldı,
Git gide.
Yüzümden süzülürken her damla,
Bir bir kopardı kayalar misal sana dair...
Sana dair ümitlerimi...
Neden saklanır düşünceler bilir misin?
Yağmurlara yakalanmamak için,
Çetin rüzgarlara da...
Yoksa,
Bilir sensizliğe düşeceğini...
Bilir,
Kayadan düşen bir parça misal,
Yitiiip gideceğini...
©kenanfaik
D