A

Ş ❤️‍🔥

Ş ❤️‍🔥
Ayasofyanın kahverengi kapısı gibi kokuyor kolların. Kimin kapısını çalacağımı merak ederken sen arkanda uçurum varken bile kapını bana açtın.

Hiç bir sarılma bana bir tüymüşüm gibi hissettirmedi daha önce. İstanbulun hiç bir sokağında kaybolmuş gibi hissedemedim ama bir adımda kilometreler aştım sana doğru ve hepsi bir adımdı benim için. En güzel filmlerin en etkileyici sahnesi gibi her haraketin. Düşer miyim diye korkarak, seni izleyebilmek için can atan zihnimle savaşıyorum Beyoğlu kaldırımında. Seninle yürürken ileride gördüğüm büyük sprey boyalı duvarlar tek renk sanki. Hayranlıkla baktığım mağazaların vitrinleri bomboş. Seninle yediğim balık ekmek gerçek miydi az önce? Ayaklarının yerden kesilmesi böyle bir şeydir belkide. Ellerim Kasım soğuğunda yanıyor ceplerimde, yanaklarıma eşlik ederek. Senin soğuktan kızaran parmak buğumlarına bakıyorum yutkunarak. Senin için ölümü göze alabilmenin ama elini tutacak küçük bir cesarete sahip olamamanın muzdaripliğine gülümsüyorum.

Gözlerini kapatmasan bir dakikamı harcamazdım güneşle, yatağımda dönüp durduğum geceleri saymadım ama ruhum ezberledi. Kurulu bir alarm gibi düştü hayalin her gece yarısı karanlığıma.