M

Sana Hasret Bu Vatan, Atam

Sana Hasret Bu Vatan, Atam
Sana Hasret Bu Vatan, Atam
Bir sabah sustu Dolmabahçe’nin rüzgârı,
Boğaz bile ağladı, hıçkırdı suları.
Bir millet diz çöktü gözyaşıyla o an,
Sana hasret kaldı, sensiz bu vatan.

Yine 10 Kasım, saat dokuzu beş geçe,
Kalbimizde bir sızı, gündüzümüz oldu gece.
Bayraklar yarıya iner sessizce,
Her gönülde adın yankılanır, mertçe.

Sen gittin ama ışığın sönmedi Atam,
Bir ömür yetmez anlatmaya seni tam.
Her çocukta, izinden yürüyen bir adımsın,
Her yürekte, “Ne mutlu Türküm!” derken sen varsın.

Sana minnetle dolu her yürekte bu milletin,
Senin eserindir özgürlük, senin terin, senin emeklerin.
Küllerinden doğan bir ulusun mucizesi sensin,
Türkiye'nin her taşında izindir, nefesin.


Ey mavi gözlü Dev, bu sevgimiz bitmez, bitmeyecek
Her gün, her an, her kalpte senin adın tükenmeyecek.
Toprak alsa da seni, olmasa da bedenin,
Fikirlerindir yaşayan, ölmeyecek, ebedî bu yemin.

Bugün bir kez daha eğilir başımız,
Minnetle, özlemle, hüzünle akar gözyaşımız.
“Rahat uyu Paşam!” der her Türk evladı,
Söz verdik: İzindeyiz, kimse döndüremez adımlarımızı...


Sen gittin ya Atam…
O günden beri rüzgâr bile başka eser, başka dokunur,
Ne bir sabahın güneşi senin gibi doğar,
Ne bir akşamın sessizliği senin kadar anlamlı olur.

Saat dokuzu beş geçe, zaman susar.
Kuşlar bile kanat çırpmayı durdurur
Bayraklar yarıya iner,
Kalplerin ritmi yavaşlar, hissedilen Aşktır, umuttur, gururdur.

Toprak değişti, hava değişti, dünya değişti,
Ama hâlâ seni ararız her karanlıkta bize yol göster diye.
Bir kere sevdik seni,
Bir milletin en temiz sevgisiyle…

Ne bir unutuş, ne zaman silebilir adını, kalbimizden kazıyarak.
10 Kasım’da değil yalnız,
Her nefeste seni anar bu can, bu toprak, bu bayrak.

Atam…
Yokluğun hâlâ ateş gibi yakar içimizi,
Ama bil ki,
Sen ölmedin.
Sen, bu milletin gözündeki ışıkta,
Yüreğindeki cesarette,
Ve hala yaşıyorsun özlemle kalplerde atan.

Rahat uyu Paşam,
Biz buradayız hâlâ.
Yolunda bu millet,
Ve her sabah senin adınla uyanıyor bu Vatan.