A

SEN GİTTİN YA...

SEN GİTTİN YA...
Yine yağmur yağıyor evimin üstüne
Sen gittin ya, mevsim hep sonbahar
Güneş doğmaz oldu penceremden içeri
Sen gittin ya, gökyüzü bir tuhaf oldu

Çatık kaşlı parçalı bulutlar karşılıyor sabahları beni
Sokakların iki gözü çeşme, sağanak yağışlı
Hırçın bir poyraz çarpıyor suratıma öfkeli öfkeli
Sen gittin ya vakit hep Eylül ayı

Geceler sen gittiğinden beri koyu yalnızlık
Yıldızların bile eski tadı yok gibi sanki
Bir an parlarken bir anda sönüveriyorlar
Sen gitti ya günler hep alacakaranlık

Hani o çok sevdiğin kızlarım dediğin çiçeklerin var ya
Ne vakittir küstüler bana, tek tek terk ettiler beni
Penceredeki menekşe de bu sabah soldu
Sen gittin ya tabiat bana düşman oldu
Sokağa çıkmıyorum ne vakittir, sokakla aramız limoni
Zaten bilirsin pek gelenim gidenim de olmazdı Konu komşu bir tuhaf oldu diyormuş benim için
Sen gittin ya, mahallede adım deliye çıktı

Bazen pencereme uyuz bir kedi geliyor
Alışkanlıktan herhâlde önce uzun uzun miyavlayıp
Sonra da huysuzlanıp, hırçın hırçın kapıyı tırmalıyor
Sen gittin ya, sokak kedileri bile yetim kaldı

Artık yatağın sol tarafına yatıyorum hep
Biliyorum sen yatardın sol tarafa ama kusura kalma
Zaten göğsümün sol tarafı boş kaldı, bari…
Sen gittin ya, bir yanım boş kaldı

Pazar sabahları şarkı mırıldanırdın
Sözlerini bilmediğin zaman da uydururdun bazen
Sana ne zaman eşlik etmek istesem beni sustururdun
Sen gittin ya, sesim soluğum sende kaldı