sepsis
beni yanlış doğurdular aslında
süt vermeyen ineklerin
bal yapmayan arıların
ortasında
kendimden kaçıyordum oysa
sabah vapur, öğlen otobüs, akşam tren
yarım kalmış kaçış planlarım var, tehlikeli
vapurda yanıma bir kız oturmuştu
kitap okuyordu
yirmi sekizinci sayfası açıktı
mavi kapaklı bir kitaptı
kim yazmış adı neymiş tam göremedim
yirmi dokuza geçmişti
o kızı hiç affetmedim!
altın sarısı saçları vardı
iri göğüsleri
yeşil ötesi gözleri
o hatunu asla affetmeyeceğim!
beni yanlış kundakladılar aslında
sütü bozuk kadınların
suyu akmayan şelalelerin
ortasında
kendimden saklanıyordum oysa
birden sonsuza kadar sayıyordum
trende eski bir dostumu görmüştüm
yüzünde emekli politikacıları andıran pis bir ifade vardı
yüzünde çirkin bakışlı taşralı tüccar mutsuzluğu vardı
kravatı baştan savma bağlanmıştı
eski dostum seni hiç affetmedim!
dudaklarında metresinden aldığı öpücükler yarım kalmıştı
belli
benim de yarım kalmış kaçış planlarım var
tehlikeli
eski dostum seni asla affetmeyeceğim!
sabah bulut, öğlen yağmur, akşam fırtına
beni yanlış bıçakladılar aslında
beceriksiz katillerin
kör bıçakların
uykusuzluğunda
ölüyordum oysa
U