Sonların Fısıltısı
Bir nefes doluyor içime,
Yarım kalmış bir söz gibi kırılgan.
Gece, ellerimden kayıp giderken,
Yalnızlığın sessizliği yankılanıyor duvarlarda.
Her şey, sonsuz bir döngüye hapsolmuş,
Ve ben, bu sessizlikte kendime
biraz yabancıyım.
Bir adım atıyorum,
Toprak çatırdıyor ayaklarımın altında.
Fakat ne bir hayat filizleniyor,
Ne de bir iz bırakıyor dünyaya.
Sonsuzluğa yazılmış bir şiir gibi,
Kelimeler siliniyor zihnimden,
Ve zaman, ağır bir sisle örtüyor ufkumu.
Semalar sükunetini koruduğunda,
Ruhum yankılanır geceye.
Her şey geçiyor,
Ama hiçbir şey tamamlanmıyor aslında.
Aşk gibi mesela.
Bir rüya düşüyor omzuma,
Ellerim uzanıyor tutmak için.
Ama her dokunuş, bir anı gibi dağılıyor.
Gözlerimde tükenmiş bir ışık,
İçimde hâlâ yanmaya çalışan bir ateş.
Ne kül olmayı seçiyor,
Ne de alevlenmeyi…
Ve bir gün,
Zaman yorulduğunda,
Gölgesini bile unutur bu dünya.
Her başlangıç,
Kendi sonuna dönüşür,
Ama her son,
Bir ihtimal daha fısıldar
taze başlangıçlara.
T