Yıkılmak, her zaman bir bitiş değilmiş meğer. Sırtımda bin yıllık bir kışın…

Yıkılmak, her zaman bir bitiş değilmiş meğer. Sırtımda bin yıllık bir kışın yükü, Avuçlarımda çatlamış toprak gibi yarıklar... Ben o yarıklardan sızan karanlığı emdim de büyüdüm. ​Önce inciterek kopardılar dalımı, kanattılar, "Bitti" dediğim o uçurumun kenarında durdum. Canımın her yanışında etimden bir parça eksildi sanırken, Ruhum, o eksilen yerlerin yerine çelikten odalar ördü. ​Bir mermer nasıl can çekişirse her çekiç darbesinde, Ben de öyle ezildim gecelerin örsünde...🌙
Yıkılmak, her zaman bir bitiş değilmiş meğer.
Sırtımda bin yıllık bir kışın…