Öyle bir gün yaşadım ki jo-ha-kyü
Öyle değil esasında,seninle
Gün ki bir güftesiz besteydi
Sözleri sendin gözleri ben
Bir kere daha karşılaşsaydık eğer
Dünya dört köşe olacaktı saadetten
Napolyon görseydi bu günü yaşadığımı
Austerlitz'den sonra tâcı tahtı bırakırdı
Bilirdi benden âlâ bir gün yaşayamayacağını
Cebine seçmeli sınav sorularını koyar
Basar giderdi arkebüz yapraklarıyla bir
Sabahtı,uyandırıp ısıyı kalktım ayağa
Kalbimin ateşinden bir parça
Kardeşimin başına düşmüş
Başına cehennemler üşüşmüş
Rezil soluklar Akdeniz'de düğümlü
Gelmiyorlar imdada paralanasıcalar
Düştüm peşine bir uzun yolun
Yol ki göz kadar uzun,boz gibi girift
Buz gibi rakkas üstelik,üç seferde tepiliyor
Nar suyunun ibretliğinden uzun,şöyle ki
Macarlar Mohaç'ta gömülüyken
Yeni varmıştım menzile ben
Vardığım menzil bir saklı derya
Çınarlarının boyu servilerinden fazla
Kimi zaman bir sivrisinek sazla
Yeşil,siyah,turuncu sözler çalıyor
Tanesi iki buçuk cent etmeyen
Yarım sakallı subaşılardan
Rezil sivrisinekleri aşınca deryada
Gerek kalmadı zinhâr feryada
Esrarengiz bir deryanın içinde
Hiçbir balık dişime yetmiyor
Hâlbuki az da palamut geçmedi önümden
Çinekop olsun,orkinos,levrek
Hem de leziz,gevrek mi gevrek
Ben olmayanımı arıyorum daha evvel
Hâlim vaktim çok şükür ki yerinde
Buna rağmen daha evvel
Senim olmadı benim hiç
Yoksulluğumu seni ilk gördüğümde anladım
Aradım seni derya deniz
Yürüttüm kanunları medeniyetten
Baktım yoksun,öğle ezanı da okunuyor
Bekledim,bekledim,bekledim ben
Beklediğime değen,bekleyince gelen
Bir seni tanıdım ömrümde,bir seni
Sokak sokak koştuğum senmişsin meğer
Süleymaniye'nin kısılmış sesinde
Dinlediğim ezan senmişsin
Susadığımda imdadıma koşan çeşme
Uğrunda sokak,sokak yaksam değer
Sen geldikten sonrası iyilik,güzellik
Gelen bereketiyle gelir burada
Bir nar suyu ne kadar ekşiyse
Bir nar suyu ne kadar yakarsa
Ne kadar kavursa da içilir senin dilinden
Dilinin ucundaki küflü Türkçe'den
Giderken eflatun ahenkli sarayına
Ellerime ellerinle teslim ettiğin
Yüksek gerilimli beşlik üzerine
Bahis açılası bir dava
Lehine de neticelenebilir aleyhine de
Bir dahaki kasım rüyasında
Daha iyisini vermezsen şikayet edeceğim
Sarayının efkatun ahengini bozan siteme
Metronun önünden bir daha
Bir daha ne zaman geçersin
Söyle de temiz kanlıları katledeyim
Halıların renginin haddi yetmez yoluna
Güllerse bazen soluk çıkabiliyor
Ben amel-i nânüvişteye karşıyım,öğren
Üçüncü kez beni sen gördün
Metroya binmeden bir vakit önce
Bir dahakine unutmazsam
Ki unutmam,haberin olsun
Bir dahakine unutmazsam seni
Hayır,sana bir metro alacağım
Şöyle tenha bir hatta sür sürüştür
Beni kendinle görüştür,unutma
©şair-i-dem
Ş