B

14 ŞUBAT ANISINA

Çok yorulmuş bir çocuk kalbiydim
Üç yıl önce bu gece
Kendimce yazmıştım, sonunda söylemiştim
Ayırmıştım seviyorum kelimesini hece hece...
Hayallerimin kızı oldun demiştim ya hani.
İşte bugün kırgınım o sözü diyen dilime.
Kırıldı hayallerim, verildi elime...
Kelime edemedim, ardından, ağladım yani...
Biz insanlar, ölmeyi beceremiyoruz.
İşte şuan bu dakika ölmem lazım diyerek
Dört kollu tabuta sığdıramıyoruz
Ne bedenimizi, ne de sevgimizi...
Mesela
Ben ölmeliydim bu akşam
"Ne olacaktı fazla yaşasam" diye
Tek cümle vasiyetle
Bir ateş düşürüp yüreğine
Ertesi sabah gömülmeliydim.
Bugüne onlarca anı, kucak dolusu aşkları,
Güzel nakaratlı canım şarkıları.
Mumlu yemek, renkli ayıcıkları
Armağan ederek,
Mutluluktan uçan aşıkları
Düşman edinerek kendime...
Mutlulara inat ölmeliydim, daha yazmamışken bu satırları.
Ağzımdan çıkarmamışken, dua yerine dökülen kahırları.
Yırtıp tüm şiirleri, silip bütün fotoğrafları
Diken diken yatağıma, son kez yatıp
Ölmeliydim bu akşam, görmemeliydim sabahı.
Ne mutluluğa ne sevince ne de efkâra,
Ne bir avuç umuda ne de küfürlü inatlara
Kalmadı tamahım hiçbir şey yaşamaya
Sakın ola ardımdan da ağlama
Çok ağladım ben, sen diye, etmedi fayda
Bugün şubat on dört, sana hediyelerim:
Gitgide azalan sevincim
Kursağımda kalan gençliğim
Her off çekişte elime düşen saç telim
Tutmadığın elim
Sana ağlayan gözlerim
Ve hala sana aşık bedenim
Sana bugünün hatrına hediyelerim.
İyi bak vicdanına sevgilim
Ben artık ölmeliyim...
©burak.baba