Ben dolu dizgin gençliğimi,
Saçlarına dizeledim..
Ben kan ve emek savaşları verdim.
Bir ekmeğin kokusunu unutmadım,
Bir şu çamurlu sokakları..
Ve ettimle, kemiğimle sevdim ben seni.
Çok kadeh gördüm,
çok insan tanıdım.
Kadehler dinledi seni de,
İnsanların işi vardı..
Ben çok sorhoş gezdim bu şehirde.
Sakalları uzundu benim babamın,
Ben yokluğunda köse kaldım..
Çok ağladım ben meyhanelerde,
En çokta fakir çocukluğuna..
Yırtıktı ayakkabıların,
Pardesün eskimiş..
Ben gençliğimde çocukluğunla vardım..
Kırılmış camlar kimler için önemli?
Yâda son otobüsler?
Ellerimize ölümü tazeleyip durdular bizim..
Biz de başkaldırdık tanrıya.
Biz biraz tanrının kara kaplı kitabında olanlardanız..
Yani evliydi sevdiğimiz kadınlar..
Kaç gece sevişirdi tanrım yokluğunda?
Yani kadehler ve ölüm başucumda..
Demek bu son kadeh,
Kapatıyorsunuz servisi..
Peki tanrı neden geceyi kapatmıyor?
16.09.23
©deniiz27
D