Bu şiir 2071 senesinde yazıldı.
Malazgirt savaşından bin sene sonra...
Aynı meydanda, aynı kanla !
Kıvırcık saçlı oğlanlar ve yarım yüzlü kızların uzayında...
Yıkıntıların caddelere saçıldığı milenyum çağında...
Uçarak eskiyi ziyaret ederken...
Karadelik denilen illete vizesiz geçişler varken...
Masallar ilkelleşmişken ...
Zaman,sayılamayacak kadar ileriye alınmışken ...
Bu şiir virane bir evin çocuk odasında yazıldı.
Hem de beyaz yırtık bir kağıdın üzerine.
Fosilleşmiş kömürün kapkara lekesiyle...
Tane tane ...
Sapasağlam yazıldı.
Bir zamanlar parmak iziyle bütün meclislere giren ben...
Küstahça atılan iftiralara dayanamadım.
Geçmişi, geçmişin izlerinde aramak adına...
Durmadan yazdım.
Sahur vakti bir hap attım , iftar tez geldi.
Susuz oruç açtım , oksijensiz dünyada nefes aldım.
O kadar bilgin , o kadar becerikliydim ki.
Ne biliyorsam , hiç birini hafızamdan dışarıya taşırmadım.
İnsanlarca ahmak oldum ama menfaatçi olmadım.
"Ölmedim , bir gençlik ölümü passed away for me."
Unuttuğum kadar hatırladım.
Kaslarımın çizgilerini dizginledim.
Bu yüzden yumruğu vurdukça rüzgara.
Rüzgarları har vurup harman savurdum.
Ne yazık yıllar önce anlaşılmadım,
Bin şükür yıllar sonra hiç anlaşılmadım.
Kaçaktım ben , kaçaklar kaçak dövüşür.
Bir kadınla buluşmuştum 53 sene evvel.
Ona dokunmuştum hatırlıyorum , dün gibi hatırlıyorum.
O zamanlarda gençler aşk peşinde dert yaşardı.
Hepsi yaşlandı, ben kaçaktım.
Kaçak dövüştüm !
Bir gençlik ölümü passed away for me !
©mey
M