Ö

21 Mayıs Anısına..

YİNE AYLARDAN Mayıs
Yine ayrılığın yıl dönümü ...
Yıllar geçti gidişinin ardından ama ben hiç unutmadım seni .
Mayıstı ve gidişin daha sıcaktı Mayıs'dan. Hâlâ dün gibi aklımda.
O günden beri sevmez oldum bu mevsimi.
O da beni sevmedi ki senden sonra bir acı daha bıraktı bana en hasından..
Ne çok ağlamıştım peşin sıra .Gözyaşlarım bile yanmıştı içime düşen acının bağırmasından .
Öylesine yorulmuştu ki gözlerim bir hastane odasının penceresine saatlerce bakmaktan. kirpiğimi bile aralamadım hiç.
Ve kararmıştı dünya aslında o gün. Hissettim, o odanın ışığı kapandığında.
Bu yüzden bakışımda derin bir siyahlık kaldı benim o günden sonra...
İnanmak çok zor geldi ilk aylarda.. Belki de veda etmeden gittiğin için uzunca bir zaman dönmeni bekledim.
Sanki kapı aralanacak ve içeri girecekmişsin gibi
Çok sıcak dışarısı içecek soğuk bir şeyler varmı diye soracakmışsın gibi.
Hiç sevmezdin kışı, kışın soğuğunu. sahi üşüyor musun  şimdi oralarda ?
Dedim ya inanmak çok zor geldi ilk aylarda.
Her gece rüyalarımdaydın takım elbiseli. Rüzgarda dağılan saçların ve gözlerin vardı hüzün rengi.
Rüyalarımda bile veda edemedim ben hiç sana.
Çok erkendi be gidişin çok erken. Uçurumlar açtı ruhumda. Ölüm kadar yalnız kaldım yalnızlığımda...
Birlikte yaşlanıcaktık biz oysa..
Sen daha damat olacaktın, yuva kuracaktın.,ben hala olacaktım...
Hayatta tam bizi görmeye başladığı anda. Her şeyin  ilk defa yolunda gittiği anda. Hayallerinin gerçekleşmeye başladığı anda...
Çok erkendi bee gidişin güzel gözlüm çok erken..
Yine ayrılığın yıl dönümü...
Dört yıl oldu.
Dört kocaman yıl.
Dört Asır gibi geldi bana.
Albümleri araladım ve maziden bir iz aradım .
Baktım da hiç fotoğrafımız yok yan yana doğru düzgün.
Ne kadar acı değil mi ?
Hiç yaşamamışız birlikte sanki.
Hiç birlikte gülmemişiz ağlamamışız gibi.
Senden tek hatıra, sandığımda duran bir çift çorap birde kesilmiş fanila desem inanmazsın belki.
Yıllardır saklıyorum kaybolmasınlar diye büyük bir itinayla ...
O senin ayağından çıkan son çorap ve fanilaydı.
O kadar değerliki benim için.
Çünkü hala kokun var üzerinde ve bolca gözyaşı.
Öyle işte..
Seninle en güzel anım ise bir hırkanın  ilmeklerinde saklı kaldı canımın içi .
Hani günlerce sırtından çıkarmadığın.
Birde hiç giyemediğin  eşofman takımı. Sana aldığım  son hediye...
Son doğum günü hediyem. Yıllardır her 18 Nisanda telefonumun çalmasını bekliyorum. Yarın doğum günüm hediyemi hazırla bak demeni bekliyorum.
Ha bir de  küçücük bir süt kutusu ellerim titreyerek verdiğim içemediğin, atmaya kıyamayıp hala sakladığım, tarihi o güne ait, dolabı açıp her gördüğümde içimin titrediği küçücük bir süt kutusu.
Seninle dolu ne çok hikayem var.
Keşke bir akşam üstü çıkıp gelsen anlatacağım daha ne çok şey var bir bilsen.
Canımı acıtıyor abla kardeş sarılarak cekilmiş fotoğrafları görmek.
Biz hiç öyle sarılamadık seninle.
O yüzden bu sefer uzun uzun yazmak geldi içimden.
Üzülme yazdığımdan daha çok okuyorum ben sana.
Dualar sürüyorum her gece toprağına..
Gittiğin diyarda rahat uyu rahat uyan sonsuzluğa..
En güzel hediyen Rabbimin cenneti olsun sana..
Sen bırakıp gitsen de beni ben hiç gitmedim senden canım kardeşim.
Mezar yoksulluğu taşımasın ruhun diye...
''Öldü demeye dilim varmıyor hâlâ ...
Gitti diyorum GİTTİ...
zamansızca.''
21 Mayıs anısına...😔😔😔
©öyle.işte.