Bak kurban bayramı geliyor.
inekleri öküzleri,
Amcalar mahallenin
ortasına ağaçtan evler yapıp besliyor.
Ben akşamları evden kaçıp elime aldığım.
Bayat ekmeklerle onları besliyorum dum.
Heyecandan evden kaçarken,
Annem kızar diye karnım aç kaçıyordum.bazen kuru ekmeği ıslatıp karaboğa ile beraber yerdik.Tuzu çok severdi.
Evden çaldığım tuzu ellerimle
Yedirirken tırtırlı dili karaboğanın,
Beni güldürürdü,içime tatlı heyecan düşürürdü.
çok seviyorum karaboğayı burnundan öpüyor.ona sarılıp orada yatıyorum.
Babam sabaha doğru eve
Geldiğimi görünce beni döverdi.
Anneme mayıs kokuyor derdi.
Yıka şunu köyden geldik...
kaç yıl oldu değişmedi bu çocuk.
Derken Haftalar sonra
Bir sabah oluyor.
Bayramlıkları giyip geliyorum.
Koşa koşa Şeker vermeye karaboğama...
Kolyesi gözlükleri orda ama kendisi yok.
Ağlatarak Mehmet amcaya koşuyorum.
Ne oldu karaboğama,
Ooo çoçuk çoktan kavurmalık oldu.seninki,
Seneye üzülme
Birdaha geliriz...yine seversin.
Deli oğlan....
Bayramım göz yaşlarıyla geçiyor.
ve ben o tatlı burun delikleri olan karaboğamı çok özlüyorum.
Bak sabah oldu.
Bayramlıklarım boldu.
Seneye üstüne tam olurdu
Derdi annem.
Namaza babamla giderdik.
Duamda karaboğamı konuşur.
Koşarak yanına gitmeyi dilerdim.
Öküzler mö mö diye bağırır.
Dilleri yok boğazından bıçaklayan, amcalar çoktu.
Kurban bayramı para veren yoktu.
Anneme et getiren çoktu.
23 Haziran 1991
©byde
B