Özledi seni şiirlerin
Kalksana ayağa
Hecenin şairi
Mihriban'ın seni çağırıyor
Unutmak kolay mı deme
Yoksa sen unuttun mu
Bir Mihraban'ın var olduğunu
Ben senden öğrendim
Aşkı iplik iplik dokumayı
Sevgilinin
Sarı saçlarıyla oynamayı
Gözlerine bağlanmayı
Ben senden öğrendim
Yesevi'yi Anadolu'ya anlattın
Balaban'ın her şeyini tanıttın
Sevgiliye bazen sitem
Bazen özlemle baktın
Bir Kafdağı kadar uzak
Bir nefes kadar yakın olan
Mihriban'a hep hasretle yaşadın
Bazen aşkını kalbine gömdün
Bazen de dışarıya vurmaya çalıştın
Kendini hep dört duvar arasına kapadın
Mihriban'ın yüzünden
Aşkın yüzünden
Bir Hz. Muhammed'den
Bir Köroğlu'ndan
Bir Nasreddin Hoca'dan
Bir Alparslan'dan
Bir Yunus'tan
Bir Edebali'den
Bir Mevlana'dan
Bir Yavuz Selim'den
Bir Tebrizi'den
Bir Dede Korkut'tan
Bir Mimar Sinan'dan
Bir Itri'den
Bir Hacı Bektaş Veli'den
Bir Hacı Bayram Veli'den
Ve daha kimden kimden bahsettin
Senin gibi anlatan olmamıştır Anadolu'yu
Köyünü bir ayrı
İlçesini bir ayrı
İlini bir ayrı
Ülkemizi bir ayrı anlattın
Bazen dördünü birden harmanladın şiirlerinde
Senin yaşadığın aşk
Hep özlem
Hep hasret
Hep üzüntü
Yüklüydü.
Yaşlıyı, gencinden
İşçiyi, patrondan
Emekçiyi, emeğinden
Ve daha neler neleri
Hiç birbirinden ayırmadın
Yattığın yer güllerle çevrili
Cennet bahçesinden ayrı olmasın.
Ne yazdımsa inanç, ahlâk, örf ile
Postaladım gönül denen zarf ile
Anlatılmaz yirmi dokuz harf ile,
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.
Duran Yıldız
Ş