Acıdan bahsediyorsun
Sen daha acı nedir bilmiyorsun
Gözlerin buglandı diye ölüyorum sanıyorsun
Mecburen yaşamak nedir bilmiyorsun
Dur anlatayim sana acı nedir
Mecburen yaşamak nedir
Bir kürek nasıl 100 kilo gelir
Ben anlatayım sen dinle
En sevdiğin en değer verdiğini uğurluyorsun
Yakınların yanına gelip ölenle ölünmez dediğinde
Başlıyor göz yaşları puslanmadan çeşmeden akarcasına
Sonra bir güzel yıkıyorsun o son dokunuşun oluyor
Üstüne kar gibi bembeyaz bir bez sarıyorsun
Kundaklar gibi işte o kefeni oluyor
Ordan askere uğurlar gibi omzuna alıyorlar
Sen sadece yaşlı gözlerle arkasından bakmakla yetiniyorsun çünkü gücün tükeniyor
Ordan mezarlığa geçiliyor
yakınkarı gelsin dediğinde sende iniyorsun o mezara çıkmak istemesen de seni çıkartıyorlar zorlada olsa
Bi acelesi varmış gibi üstüne topragı dolduruyorlar
Ve seninde atmanı isteyip bir kürekte sana veriyorlar işte ozaman o kuvvetin tükeniyor
o kürek bi anda 100 kilo oluyor
Sonra herkes gidiyor sende anlıyorsun artık gelmicek oradan kalkmıcak
çaresiz acılarını yanına alıp göz yaşlarınla
Boynu bükük bir biçimde sessizce gidiyorsun
E