U

Acı

Acı küçük bir çocuğu kerat cetveli gibi çarpa çarpa büyütür ve sonuca götürür.
Dondurmasını alır elinden acı.
Kollarına takar soğuk kelepçe, tıkar zindana.
Ayırır sevenleri bir birlerinden hiç acımazda.
Yarın olmaz acıda.
Unutursun mutluluk mu var?
Varacak mı okyanusa şu akan çay?
Sabret güzel kızım öbür dünya da bir cennet var...
Acı oldu mu daha çok bağlanır insan soyut kavramlara..
"Vurursa ayakkabısı anar Allah'ın adını" mesela...
Gülü seven için dikeni yakmaz sevenin canını..
Teferruat olur seven için ayrıntılar..
Acı bir tabuttur bazen 4 kişi tarafından sırtlanan..
Ses olur acı hıçkırık olur bir hastane koridorunda..
Acı merhabadır bazen gecenin bir vakti yüzüne hoş geldin diğerek yumruk atılan..
Hatıralar susar, bir fotoğraftır makasla vücudu kafasından ayrılmış unutulmaya çalışılan..
Otobüs garlarıdır acı vedalar, elvedalar, su döküpte çabuk kavuşulsun diye edilen dualar sevipte bir daha asla kavuşamayanlar.. El sallayanlar, halaylar, horonlar, atılıpta havaya tutulamayanlar.
Manzaradır acı.. Tahta pencere önünden ayrılamayan.
Buğu olur cama kazıdığın, sana asla yar olmayan.
Acı ekmektir, sözdür, yağdır ve pastır..
Ekmek bulamayana pastadır acı..
Çarpar adamı cam açık kalınca ceryan yapar..
Sazdır, sözdür, şiirdir acı öyle herkes yazamaz, okuyamaz, söyleyemez sustukları kadardır yutkunduğu insanın varamamaktır ulaşacağı yere..
Yazıktır çöpe gidecektir ye denir ye, acı paylaşılmaz o sahibine aşıktır..
Acıktım sevmeye acı içindeyim bir siperde..
Mevzim baskın yedi bir tanem..
Acı yakıyor duygusal adamın canını..
©uğurünver