şu dağların arkasında gidip dönmeyen
gittikçe yol uzuyor ömür gibi bitmeyen
koskoca dünya zindan bana oldu kabus
kan damlar yüreğime sessiz günlerden
yol bulamadım hayat arasına kalınca
acıların tarifi yok aklım kim takılınca
rüzgar ve isyanın sesi yankılanıyor du
içime buruk yıllar durulur zamansızca
şafak söktü bu günler den yalnızlık
garip bir şekilde battı güneş artık
ne sabahım ne gündüzüm oldu viran
zaman harcar ömrü hayale aldandık
aldandık ne yazık ki hayata inandık
baktım herşey güzel olacak, sandık
şu esaret geceler dağ gibi bir dert
izliyorum her adımda izler bıraktık
yok ama o kadar çok umut ve sevinç
herkez gitti buralar artık çok sessiz
ay büründü ışığına bulutlar seyrinde
kalınca acılar geç saat ileri vakit siz
hasret yatıyor benim şu dağlarımda
vurulur kalb benle yorgun şu ayaz da
el değse dikenli sarmaşık gibi yakıyor
hergün yeni bir hüzün dolu yarınlar da
bulut olsam ah! yağmur olup yağsam
gözyaşım a geceme yolum yol olursam
kim ne var ne yok masal dan ibarettir
bir yanı mız ölü beden can a can kalsam
C