M

Adem-i Takayyüd

Büyüdükçe ellerim Kabil.
Buna mukabil , taşı sıktım suyu çıktı,
taş öldü !
Keza ben çocukken , çizilmiş kurgulardan birinde görmüştüm.
İşte, baba ve iki oğul vardı.
Baba aynı öğütlerle terbiye verirdi...
ama oğullardan biri çirkef, serkeş !
Diğeri emekçi , efendi, hürmetkâr.
Haset oğlan diğerine olan aşkını, ölümle taçlandırdı.
Ve ilk ölen emekçiydi , bir kardeş katlinin eseri.
Emekçi budur.
Taş ile eziliyorsa başın , sen emekçisin Habil !
Annem sütten keseli beş sene olmuştu,
kurgulanan herşeyi , içime neşter darbeleri atılmış gibi acıyla izlerdim.
Beni bedenen, zihnen, kalben ...
mevcudatımın tüm emarelerince , bakış seline boğardı izlediklerim.
Bu anne mirasının adı ;merhametti.
Demek belli bir yaşa kadar herkes Habil.
Elhasıl , ben gözyaşlarıyla kayıt alırken yaşamak denilen korkunç hadiseyi.
Annem beni sütten keseli beş sene olmuştu !
Büyüdükçe ellerim Kabil.
Buna mukabil , ben büyüdüm ruhum çocuk !
Ellerim ölüme aç , ruhum yaşamaya ...
©mey