H

Âdem'den Zülkarneyn'e, Firavun'dan Musa'ya: Bir İn

Adem (a.s.) sulbunden Havva annenin rahminde kalan bir nur,
Habil'de can buldu,
Kabil'de ise kin ve gurur.
Şiddet tohumu ekildi o ilk günden,
Doğru ile yanlış, bir savaş başladı yüzyıllardır süren.
Habil şehit düştü toprağa,
Kanlı bir sayfa açıldı insanlık tarihinde.
Her nesilde bir Şid (a.s.) zuhur etti,
Bazen iyilik,
bazen kötülük hakim oldu kalplere.
Recber gibi çiftçiler ekti, biçti, Ter döktü alın teri,
doyurdu açları.
Ama perişanlar da vardı, ezilenler,
Zalimlerin gölgesinde yaşayanlar,
umutları tükenmişler.
Zülkarneyn (a.s.) bir set inşa etti,
Ye'cüc ve Me'cüc'ü durdurmak için,
Mazlumları korumak için savaştı,
Adaletin bayrağını dalgalandırdı gökyüzünde.
Firavun ve sarayındaki zalimler,
Halkı köle yaptı, esaret zincirine vurdu.
Dokuz yüz doksan bin masum cana kıydılar,
Masumiyetin bedelini ödettiler bir Musa (as) gelmesin diye.
Musa (a.s.) geldi, kurtuluş umudu oldu,
Firavun'un zulmüne son verdi.
Kızıldeniz'i ikiye böldü,
Halkı esaretten kurtardı,
özgürlüğe kavuşturdu.
Doğru ile yanlışın savaşı devam ediyor,
Her nesilde yeni kahramanlar ve hainler doğuyor.
Habil'ler ve Kabil'ler yaşıyor aramızda,
Musa'ları ve Firavun'ları bekliyor dünya.
Unutmayalım, her insan bir tohumdur, İyilik veya kötülük filizlenebilir o tohumdan. Hangi tohumu yeşerteceğimize karar vermek bize kalmış, Hangi yolu seçeceğimize, hangi izi bırakacağımıza.
Gelin hep birlikte Zülkarneyn'ler olalım,
Ye'cüc ve Me'cüc'e karşı bir set inşa edelim.
Firavun'lara karşı duralım,Musa'lar gibi özgürlük için savaşalım.
İyilik ve adalet hakim olsun dünyaya,
Sevgi ve barış çiçek açsın her hanede.
Birlikte inşa edelim daha güzel bir gelecek,
Âdem'den (a.s.) Zülkarneyn'e uzanan bir insanlık destanı.
©hasanbey.