(hicr 32)
Ey İblis, sen neden secde edenlerden olmadın?
Çamurdan yaratılan insana secde etmem dedin.
Adem dedikleri, el ayakla baş değil,
Adem manaya derler, suret ile kaş değil.
Din iki yönlüdür; dışı ve içi,
Dışında ibadetler, kurallar, içi ise hakikatin özü.
İçine vakıf olanlar mümindir, kalbi tasdik eder,
Dil söylediğini, yürek derinlerde hisseder.
Şeriat dinin kabuğu, tasavvuf içi,
Cevizin kabuğunu kemirip fayda göremezsin.
Toprak Adem’e karşı biri tevazu, bir diğeri ateş İblis,
kibirle dolu, sembollerle anlatıldı
İblis, zekasına ve görüşüne güvendi,
Adem’i toprağa indirdi, puta secde edemem dedi.
Ama görmedi ruhun siyah nurunu, melekler secde etti,
İblis’in kibri, Adem’in yüceliğini inkar etti.
Secde ihtiyari, İblis’in tercihi belliydi,
Adem’e karşı durdu, cehennemi seçti.
Adem’e secde etmeyen, İblis’in yolunda gider,
Binlerce yıl süren din kavgasının özü budur.
İblis, Adem’e düşmanlık eder, türlü yollardan gelir,
Nebiyi itibarsızlaştırır, salavatı terk ettirir.
Tasavvufun içine sızar, sahte dervişler yaratır,
Mürşide tabi olmadan, insanları kandırır.
Kardeşler, bu süslü sözlere aldanmayın,
Mürşidi olmayan, hakikatten uzaktır.
Hak yolunda rehberlik eden bir mürşid gerekir,
İblis’in tuzağına düşmeden, Allah’a ulaşmak için.
Niyazi Mısri’nin dediği gibi, ilmi zan ve hayalden ibaret,
Gerçek rehber sizi hakka’l-yakîn ulaştırır.
Mukadder olan değişmez, İblis kendi cehennemine götürür,
Ama iman nuruyla, yolunuz aydınlanır, inşaallah.
©hasanbey.
H