Yüzüm yağlı bir ilmekle asıldı bu sabah
Şiirlerim de artık benimle konuşmuyor
İnsanlar kurumuş etimi çiğnemekle meşgul
Herşey benden bir parça koparma derdinde
Uzun uzun kayboluşlar okşuyor göğsümü
Kursağımda dikenler filizleniyor topraksız
Aynalar bir bir sırtını dönüyor varlığıma
Herşey benden kaçmanın bir yolunu buldu
Güneş uykuda yakalıyor yorgun bedenimi
Yıldızlar uyumamı bekliyor doğmak için
Mevsimler birbirini takip etmiyor gibi
Onlarda benden bir şeyler saklıyor
Çiçekler açacakken karlar düşüyor vakitsiz
Yeni bir takvim tutuşturdular ellerime
Yeni bir gün,
Yeni bir ay,
Ve daha kısa süren seneler
Onların dışında bir yerde büyüyorum
İnsanlığım yabanileşip üstüme geliyor
Yeni bir sayfa açtılar bu kısacık ömrüme
Mektuplara bile sığmayan bir sayfa
Ve yeni bir mevsim vadettiler nedensiz
Adını bile unuttuğum solgun bir mevsim
Bir tabuta koydular beni yaşamak için
Ne kadar gömüldüğümü görmüyorlar bile
Kürekleri kırıldı üzerime toprak atmaktan
Bu toprağa ağaç bile dikseler yeşermez
Bu toprağa umut bile ekseler büyümez
Çiçeklerle değil iğne iplikle gelin mezarıma
Boydan boya dikin mezarımı açılmasın
Toprağımı bile safınıza kattınız hileyle
Bilirim kabul etmez beni
Üstüm açılır, üşürüm.
©reşitbilen
R