Vurun dedi
İndirirlerken baltalarını ağır ağır
Vurun bu ağaca
Altında düğünlerini yaparlar
Koca koca kadınlar zılgıt çalar
Atın üstünde gelir gelin
Ve davul zurna çalar oynarlar
Vurun bu ağaca
Gölgesinde sevgililer oynaşır
Kaytarırken tarlasını sürmekten
Yaprakların altında birlikte uzanır
Gövdesine isimlerini kazırken
Vurun bu ağaca
Belki bir atlı gelir burda dinlenir
Nice ırmaklar akar çevresinden
Ne atlılar geçmiş bu bozkırdan
Acıkınca yerler onun meyvesinden
Vurun bu ağaca
Yanında bir adam namaza durur
Tepelerden rüzgarlar esip dururken
Sermez onun seccadesi anadoludur
Kalkınca o da gider yolunu bulur
Vurun bu ağaca
Dallarından belki bir elma düşer
Dağdan onu yemeye bir kurt iner
Özgürlüğü için yetmiş iki millet
O bir kurdun izinden gider
Vurun bu ağaca
Devirin koca gövdesini
Duyulmasın türküler, ilahiler
Oynaşmasın bu çölde sevgililer
Geri dönmesin giden efendiler
Dağılıp dökülsün aşiretler
Vurun bu ağaca
...
Koca gövdesiyle dimdik durdu ağaç
Baltalarını ellerinden çekip aldı
Yetmiş iki ırmaktan beslendi
Bin yıl daha ayakta kaldı
©cokgucluyu
C