O

Ağır Dolanından Boşluklar

Galip gelemeyeceğin tartışmaların peşinden koştur
Dışlanmaktan korkup eğreti duranı
Düzeltmekten sakın ola geri durma
Sana uyuşabileceğin gaflet kuyuları değil
Ruhunu paklayacağın zirveler gerekir.
Gözyaşı kadar çok az şey kıymetlidir şu hayatta
Gülmek başladığı yere dönmekle lanetlidir
Sen sen ol kolayca aralama dudaklarını
Doğum sancılarına katlanılmalısın nitekim
Kimse bu dünyaya payıyla beraber gelmez
Ayaz hoyrattır gece tekinsiz
Yıldırımlar yarar gövdelerini ağaçların
Nazlı yağmurlar içersinde
Mezarın üstü kat kat toprak
Bir manası yoktur geç kalmış pişmanlığın
Kendini çiğneyerek yüksel
Beyaz akşamların ufuklarından bakmaya
Gözlerin dolmayasıya dek içine çek
Göğüslere saklanmış kokuyu
Yitirmeden önce azametini insan olma eylemi
Yıldızlara doğru uzun uzun bak.
Kısa gecelerin uzun günahlarını
Boynuna ilmik edip sarkarsın nihayet
Gölgen düşmez artık yarınların ötesine
Ciğerlerine sığdırabildiğin "ah!" varsa
Ne ala yitmemiştir izleri alnından
Annenin dudaklarının, ilk günkü gibi
Sen ilk günlerin başıbozuk aşığı
Ne güzel yakıştı ölmek sana
Bir kenara kaldırılmış kitapsın artık
Narin elleriyle insanlar tozlu sayfalarını
Bildikleri bir kehanet için aralamaz
Söylemek bir tek seni sen yapan günlerin
Eşiğinde manidar, melodisi şahane
"Peki sonrası?" diye bir şeker
Eridi hep dilinin ucunda
Ne tarafa biriktin hiç bilemedin sen
Henüz yetiyor iken biz bize.
Çoçuk olmamaktan ala çoçuk oyunu varmı?
Kıtalar gibi ayrılacağımız günler yakın
Ağır dolanından boşluklar girecek aramıza
©opapa