_

Ağustos Geceleri

Namütenahi düşlerin küf tutmaya yüz tutmuş hâkimiyeti tarihe vefasızlık yazar yârin uzaklara yuva yapışı.
Hissiyat-ı ulviyye sararsa benliğimi ab-ı ciğer olur, bitap düşer ümitsizliğe kapılmış duygu akışı.
Tozu dumana katıp hükmettiğin hâk arayışları köhne bir iskelenin yarenbaşı !
Sıcak saatlerin sessizlik edasının yerini alır mavi bir deniz enginliğinde ki mercan yakarışı...
Sadıkâne hisler; karanfil sokağında bekler rahiyası tenime sinmiş sevdanın, kalemimden pıhtılaşan kelimelerimle vaktin hamlığı da eşlik ediyor göçebe ırmağın intizamına !
Yitirmiş tılsımını yağmalayan aşk yağmurları, hükmediyor zemherinin savuruşlarında ki hırçınlık ağarmış tan yelinin hükümranlığına.
Gönül kışlamın kıvrımları kırık bir mızrabın telinden döker seni ağustos gecelerinin yıldızlarına.
Gözlerimin çatlamış damarları buğusuna resmetmiş gelecek mutluluğu aheste mavnalarına...
Şahlanmış duygularımın zifiri karanlığına hâldaş olur suavisi, mıhlanmış ismin dilimin körfezinde ve yine senli poyrazlar dolanıyor yosun kokulu kayalarımda.
Sevda köpürür şakakların sıcaklığında ateşten gömlek giymiş gibi çağlayan umudum hercai menekşe kuytularımda.
Hayal sahnesinde ki sergüzeşt kuşlarının kanat çırpışlarıyım şimdilerde, gönül bağımdan dökülen geçmişin kesitleri avuçlarımda !
Birgün biterse bu hicran dolunay eşlik etsin yüreğimin dem sokaklarına, kör sokak lambaları bile seni yansıtacak âşıkane gönül sarayımda...
©_edalı_