Ah be Sevgili.
Şu katran karası gece.
Akıp, geçip giden zaman.
İzahı yok
Hep katrınca yaşadım bu hayatı, kararınca...
Bir uçurtmam olmadı mesala hiç.
Pahalı düşlerim.
Bir kuşun kanadına takılıp, hoyrat rüzgarlarla savrulmadım.
Ve sonu mas’mavi denizlerle çıkan hayallerim olmadı hiç.
Kekik kokusu sinmiş dağ yamaçlarında bıraktım çocukluğumu...
Annemin ötelerden seslenmesi hala kulaklarımda.
Ah be Sevgili...
Şu katran karası gece.
Akıp giden zaman.
Sevmeyide öğretti bana hayat sevilmeyide.
Bu zamansız gidişini hiç hak etmesemde.
Biliyormusun.
”Sala’sı okunmuş yaşayanların var benim sen gibi...”
“Bir’de Sala’sı okunmamış ölenlerim.
Unutmaya çalıştıklarım var birde, hiç unutmadıklarım
Tarifi yok içimde biriktirdiklerimin.
Ne desem batar dilimin kemiği susturur beni.
İlmek ilmek dokuyorum hasretini göğe...
Geçmişin tüm kiri pası üstünde.
Adım paslı bir bıçak
Bir şiir düşüyor dilimden bir türkü...
Bin parçaya bölüp yüreğimi.
Ben hep kendimden kaçıyorum...
Bu gidişlerimin sonu yok...
Biliyorum.
Ah be Sevgili.
Koca bir şehir bırakıyorum ardımda.
Gem vurulmamış.
Hara’lara sığmayan, ‘ yıllkı’ taylar misali asiliğim özğürlüğe.
©eminbarut
E