l.
{{ ah! Belinda...
yamalı tenime bastırdığım gülüşünden mahrumum
sökük ameliyat ipleriyle dikiyorum gözlerimi
ağlamıyorum
ağlamıyorum kavmim sırtımı tekmelerken bile
hal beyanım cehennem zapta geçilsin
geçilsin dar cüsseleriyle mezarımdan
basma fistanlı köy kızları
ki!
ince kavisli burunlarında gümüş hızma
ayak bileklerinde halhal
yumuşak topukları değince toprağıma
yeşerir kavak ağaçları
yol boyunca açar gelincikler
süslü bir çocuk gibi...}}
ll.
{{ ah Belinda...
soyundum kimliğimdeki silueti
köhnemiş bir zaman aralığından seslen bana
recm’edilsin dilim sesine ses olmasa
ölüm tutanağında ismim zikredilince
kefeye koyulan günahlarımla
bakire yangınlarında yanan dilimden
tenime batan tırnağına kadar
senin olacağım
Belinda...
rengini kaybeden bu gökyüzünün altında
işgal edilmiş bir yürekle sesleniyorum sana
kırgın yüzümden düşen damlalara aldırma
öyle bir sarıl ki !
donsun kanım damarlarımda
kimliksizim
yüzünü soyun kalbimin karanlık avlusunda...}}
O