S

...Aht..

Sustum unuttu sandılar,
Güldüm bitti gitti geçti sandılar.
Bir çift söz söyledim mutlu sandılar.
Bir damla yaş döktüm az geldi,
Ardında dert yok sandılar.
Sanılan ifadelerin ardından içimde yanan efkâr var.
Bitmek bilmeyen yollarımın ardında beni bekleyen dağlar var.
Gündüzü bekleyen gecelerimin ardında bir yıldız,
Gecemin nöbetini tutan gündüzüm ardında bekleyen bir güneş var.
Ve fırtınalı akşamlarım ardında kalan anılar,
Sessizliğim ahtı var sensizliğe,
Bilinmeyen gidişlere, dönmeyişlere,
Iki dudağın arasında esirgediğin bir çift cümleye ahtım var.
Yanan canıma inat farkedilmeyişlere,
Döktüğüm göz yaşlarımın silinmeyişlerine,
Tuttuğum ellerin bomboş kalışlarına ,
Yalnız kalınan her günün akşamına ahtım var.
Geçen dört mevsimin son anına ,
Her ayın yılın son gününe,
Arkanı dönüp gittiğin zamana ahtım var.
Yanan yüreğimin kıyılarında sakladım oysa seni,
Bilemediğim anlara adadım ömrümü,
Hissetmediğim teninde kaybettim kendimi,
Ağlamadığım omzunda teselli ettim kendimi,
Ve hiç bilmediğim kokunla avuttum kendimi günlerce...
Göremedigim , bilmediğim bir adama sığındım gecelerde.
Yaralı bir kuşun kanadında,
Oradan oraya savrulurken bekledim amansız günlerin arafında.
Düştüm, tek başına kaldım kalabalıklarda,
Ve sen yine gelmedin .
Tanımadığın bir yüze gitme kal diyorum.
Beni bilinmezliğin demir parmaklıkları arasında bırakma diye yalvarıyorum gecelerde.
Geleceğin güne takılı hayallerim,
Bilinmeyişlerin gölgesinde saklı tutuşan ellerimiz,
Sessizliğin kıyısında nöbette bedenim,
Bir gün olur elbet deyişlerde saklı hislerim,
Adını, sanını bilmeden dualarımda gizli geleceğim.
Benim için kim bilir nerede deyip ,
Cevapsız kalan sorularda saklısın adamım...
©siirsev3