Z

Akdamar'ın Aşk Efsanesi

Van Gölü'nün mavi aynasında, Bir ada var, tılsımlı bir masal gibi. Akdamar Kilisesi yükselir gökyüzüne, Taştan bir taht, sevdaya beşik gibi.
Bir zamanlar Tamar adında bir güzel yaşarmış, Gözleri yıldızlar gibi pırıldar, dili bülbül gibi şakırmış. Manastırın başrahibinin kızıymış o, Akdamar'ın kalbi, neşe kaynağıymış.
Bir gün göl kenarında çobanlık yapan Sevak, Görmüş Tamari'yi, vurulmuş kalbi bir anda. Aşk filizlenmiş yasak bir bahçede, Gözyaşları dökülmüş karanlığın gölgesinde.
Her gece buluşurlarmış gizlice, Gölün kıyısında, fısıldarlarmış sevgi sözlerini. Bir mum ışığı aydınlatırmış karanlığı, Aşkları büyümüş, sonsuzluğa uzanmış.
Fakat bir gün ihanet girmiş araya, Bir keşiş görmüş gizli buluşmalarını. Başrahibine fısıldamış zehirli sözleri, Ayrılık çökmüş Akdamar'ın üzerine.
Sevak küskün gitmiş gurbete, Tamar kalmış yalnızlığa mahkum. Göl kenarında yakmış bir mum ışığı, Sevdiği için yakarmış her gece duayı.
Bir fırtınalı gecede, rüzgar söndürmüş mumu, Sevak sanmış Tamari'yi çağıran bir işaret. Dalmış gölün karanlık sularına, Aşk uğruna vermiş canını.
Tamar duymuş feryadını Sevak'ın, Kalbi parçalanmış, dayanamamış hasrete. Atlamış o da gölün karanlık sularına, Sevdiğiyle kavuşmuş sonsuzlukta.
O günden beri derler ki, fırtınalı gecelerde, Görünür Sevak ve Tamar'ın ruhları. Akdamar Kilisesi'nin gölgesinde, Fısıldarlar aşklarını, sonsuza dek.
Akdamar efsanesi yaşar hala, Van Gölü'nün mavi aynasında. Aşkın ve fedakarlığın timsali, Bir anıt gibi yükselir gökyüzüne.
©zerdüş.