Bir kadın vazgeçtiyse,
güveni bitmiştir.
Sevgisi bitmiştir.
Onu üzen yaralayan,
kalbini kıran insanın değişme
ve
düzelmesine dair inancı yitmiştir.
Bir kadın vazgeçtiyse,
umutları belirsiz bir
karanlığa gitmiştir.
Bir kadın vazgeçtiyse,
kendine gelmiştir.
Kendinden çok değer verdiği, üzerine titrediği,
bütün manevi yatırımını
bir kişide kullanıp,
dibe vurduğunu görmek onu yaşamaktan bezdirmiştir.
Kendini sevmeyi
ve
kendini herkesten değerli görmeyi öğrenmiştir.
Bir kadın vazgeçtiyse,
pişmanlık duygusunu içinde
yok etmiştir.
Gidişiyle,
arkada bırakacağı insan,
artık onun için kredisini bitirmiş, çareleri tükenmiş,
hatta onun için ölmüştür.
Eğer karşılaştıklarında
selam verecek kadar
saygı bıraktıysa bile,
yüzünü görmemek için oturup, gece gündüz dua etmiştir.
Bir kadın kolay vazgeçmez.
Mücadeleyi sever.
Hatta oturup,
Yaradan’dan sabrına
ek süre talep eder.
Fakat bir gün an gelip,
onu düşündüğünde,
dudaklarını birleştirip,
başını iki yana sallıyorsa, karşıdakine artık geçmiş ola, gerçekten iş işten
çoktan geçmiştir.
Yani,
sözün özü,
asıl bir kadın vazgeçtiğinde,
her şey bitmiştir… !
A