Ş

Akıncı

Ben bir akıncıydım,didemi bütün kapadı kan
Zirâ vurdu beni gülüş,gelen dişi bir parstan
Çok savaş gördüm,Çirmen,Sırpsındığı...
Çok götürdüm yanımda ganimet sandığı
Savaşmaktan bir parça kızıldır sakalım
Daha kaç cenk var şu ömürde,bakalım
Hüdavendigâr Murad Han,sultan-üs selâtin,
Ferman eyledi koşarak geldik leşker-i metin
Lâkin bir kez görmedim onun zaferfâm yüzünü
Nasip olmadı yan yana fethedebilmek cihanın düzünü
Aşk mı,sevgi mi? Hahhah,kılıncıma da söyle
Efendi,efendi biz akıncıyız, o da ne öyle
Bize yağın derler,biz sel olup akarız
Akarken ne öne ne de arkamıza bakarız
İşittik ki Lazar toplamış cümle düşmanı
Ve hatta kışkırtmış da bizim Ivan Şişman'ı
Ferman etti hünkâr,çeri sırma saçlarını ördü
Öyle zayıflattık ki Şişman'ı,kimi Tuna'yı gördü
Sonra akıncılar aştılar Merc-i İhtimamı
Dize kadar geldi Sırbistan'ın tamamı
Dağıldık dört bir yanına Sırbistan'ın yağma için
Koyulduk beklemeye sultanı cenkte çağma için
Sultan-ı muazzamı görecektim ilk defa
Talihim yaver gidip etseydi birazcık vefa
O zaman mayıstı,başımda çıngırağı yağmurun
Avımı arıyordum arasında turuncu çamurun
Günler geçti,dişime uygun avlar gelmediler
Bazı akıncılar öyle av gelmeyecek dediler
Nihayet gelmişti cenk vakti,ayın on dördü
Didem ormanda gezerken bir dişi pars gördü
Pars,uzamış tebessümüyle üzerime geldi
Tebessüm ki çâk eyledi sinemi,kalbimi deldi
Ben bir akıncıydım,didemi bütün kapadı kan
Bir tebessüm aldı ruhumu,koymadı bende can
Önümde peydâ oldu hûrisi bir gizli cihanın
Dedi gel benimle,buradadır şehit sultanın
©şair-i-dem