Aklıma yenildiğim geldi şimdi aklıma
Bir kısrak tırısı gibi ansız
Sensiz kalışımı düşündüm zamansız
Bardakta soğuyan çay zehir oldu
Sevgi dolu kalbim akla esir oldu
Kalbimin fikrini aklımın fiiline boğdurdum
Cam kırığı yutarken ekmek tadı umdum
Ne aramaktan yoruldum ne de aradığımı buldum
Kapadım kendimi zifirî dehlizlere müebbet
Bir gün kalbim de aklımı yenecek elbet
İçimde sana matuf bir gurbet büyür
Şehirlere panayır olur gelsen gelişin
Zira Bağdat'ı bininci kez yıkmıştı gidişin
Nemden boyası kabaran duvarlara izmaritler gömdüm
Aldırmadım güneşin pencereme varmak için çıktığı yolculuğa
Aldırmadım yaşamak vasfını üstüne yüklemiş hırıltılı soluğa
Ben yalnız seni düşündüm, beynimin işlevini sorgulatacak bir septik edasıyla
Nasıl da gitmiştin oysa bir muhacirin Mekke'sine vedasıyla
Akıl ne de çaresizdi kalbime deva bulmakta
Pek mahirdim oysa aklımı, sevdama cellat kılmakta
Sensiz atı aksayan bir süvariyim
Geç kalmış bir teftiştetim tarumar olan orduma
Konacak mı bilmiyorum leylekler yeniden gönül yurduma
Dönüp bakınca önüme kire boyanmış geçmişin gölgesi düşüyor
Kalbim buz cehennemidir artık içinde zebaniler üşüyor
Ben artık taşa dikilmiş bir fidanım
Paslı prangalarında bilek öğüten zindanım
Aklıma yenilmişim, aklımla yenilmişim, aklım da yenilmiş...
©şiirlidüş
Ş