Bulartlardan gözyaşı damlıyor karanlıklara,
Yıldırım atmaları görünüyor bina aralıklarında.
Avuçlarımda ağustos külleri,
Yüreğim, damla damla yüreğine düşüyor .
Yağmurla sürüklenen çöp taneleri,
Akıntıya kapıtırdığım hayallerim gibi, her biri.
Miskin miskin sallanan ağaçlar,
Yuvalarında ıslanan kuşlar,
Günahı kadar temiz.
Bir birine çamur atarak geçen araçlar,
Kendi acizliğinden habersiz...
Yüzümde bir ayrılık ıslaklığı,
Yavaş yavaş yere düşüyor...
Sırtıma yapışan pişmanlığım,
Arkamdan çekiştiriyor...
Bitecek elbet bu gözyaşı,
Bu ömür de bitecek elbet,
Aşk kadim, acı gerçek,
Dönmek için belki de,
Yağmurun dinmesi gerekecek.
poeticman...
M