Bir anıyı dondurup göz kapaklarının arasındaki karanlık aydınlığa hapsedebiliyorsun
Korkuyla -bir yetenekse bu- geliştiriyorsun kendini.
Ya unututursam korkusuyla...
Zaten duyular birer hain.
Önce koku mu gidiyor yoksa?
Sahte parfümler kapatır mıydı teninden esen gerçeği?
Bilmem!
Göz kapağım arasından, zamanın gerçeğine uzatılan raylardan, bir endişe treni çıkıp gidiyor .
İçinde sana ait alıntı yapılmış karakter parçalarıyla, yorduyorum hayal trenin penceresinden; ne yapıyorsun, ne haldesin, neye gülüyorsun, neye kızıyorsun ?
Hayal penceresinden bakıyorum,
Anılar hızla geçiyor,
Tren takırdıyor beynimin derinlerinde.
Sesini duyamıyorum.
Demek dinlerken dokunmuşum,
İzlemişim çokça.
Az duyuyormuş insan ,
Az dinliyormuş dersem;
Anlaşılır ne kadar da sersem oluşum.
Önce koku sonra ses ve bu kadar ...
Tadın uçucu bir baharat kadar keskinse
Belki ipucu olabilir kokuna
Öyle ki göz kapağımın arasında aydınlanan
Yüzün ve ellerin bitmeyecek
Gördüklerim bir ateş ki sönüp gitmeyecek.
Ö.ö
H