Neden hep kaybetmişiz diye bazen fikirlere siğabilmiyorum.
İyi ola bildiğimiz hasiyetimizden dolayımı?.
Yoksa ki, kullanıp tek seferinde çöpemi attılar saygımızı.
İyi tarafı belli olmayanlar kimdir bu hayatta.
Kendi mutluluğunu savunub, başkasını huzursuzluğa kovalayan kim acaba.
Kendisinin iyi olmayan aslında sütten çıkmış beyaz kaşık gibi doğru sananlar.
Başkalarını küçümseyip varlığını yere çakanlardır.
İlişkiler neden böyle peki güven rahatsızlığının güncellenmesi lazım, fakat kim suçlu bu durumda?.
Kimisi saygısını belirler, kimisi edebsizliğini nümayiş ettirir, bir başkasıysa maneviyatını sorgular.
Sevip aşık olduğumuz kıza içimizi bir seferinde açarız eskisinden konuşsak bile.
Ama güvensizlik çalkalanması bağları koparmaya müsaittir.
Dost ediniriz bir başkasını tanışıp anlayarak.
Süre geçer bakarsın içi çürük elma gibi.
Aldatılması basit, güvenmesi ömür boyunca zaman alan bir evrende yaşıyoruzdur.
Evet güvenmesi bazen mümkün olmayan karakterler günümüzün tipsiz problemlerinden bir tanesidir.
İnsanlar mutasyona uğramış zombiler gibidir.
Sevdiğin yollarda kendini ispatlamak istersin.
Yaşanmış kötülüklerin bir yeni kurbanısın.
O kadar yorul ki, yıprat ki, başarması zor iş.
Kimisi para peşinde, kimisi nöron yoksulu.
Bir başkaları belirsizlik yüzünden ne için dünyaya geldiklerini unutmuş.
Bunların tüm kaynağı cahillikten doğmuş.
Bir vahşi hayvanı evcilleştire bilirsin henüz.
Fakat ağlı üstünde beyni bedava bir cahillikten doğan insan için, onu doğru yola sürüklemek samandan iyen bulmak gibi bir şeydir
Odur ki, kendine dert etmen gerektiği sorunlara nokta koymayı belirle.
Kendini sevmeyi öğren ki, sevmemeyi dert eden bir başkasını bu hissin hala yaşanmış olduğunu ispatlaya bilesindir...
©gönülyazar
Şair: elçinyusuf
©dolunaysız
B