D
Amansız buluşma
Yardım edin çığlıklarımı duyan yok,yardım edin elimden tutun çekin beni aydınlığa ve yardım edin atmaktan yorulmuş yüreğime elime alasım kendim sıkıp bırakasım var yüreğimi eksik olmaz oldu gözlerimde yaş ellerimde bir titreme nerede cesaretim nerede batmakta olan güneş peki nerede dost dediklerim ben kalırken evden uzakta bir oda arkadaşım ve bir leş nefes alan bir leş bu kokmamış daha onsekizinde gözleri mavi saçları kıvrım kıvrım elleri boş yüreği dolu içi boş doldurun onu yaşadığım semt beni doldurur oldu hayallerim yıkık gözlerim kan çanağı uykularım sığ rüyalarım çığlıklarımın tercümesi gözlerim bağlı ellerim serbes cesaretim yok gözlerimi çözmeye korkuyorum cesaretim nerde anlamsız sığ sularda bedenim içimde sigaramın dumanı her nefesten sonra hayatımın üstüne döktüğüm küller küller birikti göremez oldum yarını yada bugünü yardım edin boğuluyorum bu yanmış kül olmuş tütün parçalarının arasında daha onsekizinde Bir beden benimki neden temizlemez oldum külleri neden ellerim izmarit kokuyor hayallerim duman kaplı rüyalarım loş bir ışığın altında ağlıyor neden ağlıyorsun cevap ver vermiyorsun belki bir işaretle anlatırsın bana derdini ona da hayır diyerek sallıyorsun kafanı affalladığımda çok küçüktüm daha on altı yaşımda bunları yaşıyacağıma kendimi bulmak istersim musalla taşında bedenim kabullenmiyor istemiyor artık beni ruhum bedenimi terk edeli çok oldu bir leştir bu hayatın rutinini devam ettiren neden ben durup hayır diyemiyorum soruyorum kendime cesaretim nerde gece karanlığına uzanıyor kulaklarım geçmişin sözleri ve aldığım sözler gözlerim oldum insanları ve hep verdim yeni sözler tutmaz oldum sözleri sonra güvenilmez oldu sözlerim sonra daha söz istemediler bu dilden kurtulmuş oldum sözlerden demek ki bazen kurtulmak için güvenilmez olmak gerekiyor hoşuma gitti aslında üç kuş bir oda arkadaşı ve bir dost varlığın bolluğuydu beni yarı yolda bırakan elimdekiler suyunu çektikçe öğrenir oldum yokluğu soldu açan çiçekler kısıldı güneşin ışıkları yakmaya başladı yağan yağmur ve canımı yaktı sevgi düşman oldum aşka ve dost oldum acıyla sürttüm kömür lekesi kara duvarlara ve iz bıraktım hep ardımda cesaretim gelip beni bulur diye cesaretimi hiç bulamadım oda aramadı sanırım kalktım uzak diyarlarda gezinip bir parça cesaret aradım bu kahpe dünyanın ekseninde ama parayla satılan tek şey mallardı ve o gün anladım cesaret satılabilicek bir mal değil haketmesi en zor ve taklit edilmez olan bir sanat eseriydi cesaret ama ilaç gibiydi birazda dozunu iyi ayarlamazsan seni iyileştirmiyor abartırsan seni soğukkanlı bir katil gibi öldürüyor amacım onu bulmaktı belkide arıyormuş gibi yaptım onca zaman ki bana çok şey öğretti çok şeyden bahsetti gelecekten gelecek günlerin eşiklerinden bu duygu neydi unutmuştum kapımı çalmayalı çok olmuştu UMUT! Umudum ve ben sahil kenarında dalgaların ay ışığla gayri meşru sevişmesini gözleriz şimdi umuda sordum neden şimdi neden yarın değil neden dün değil de şimdi bana diyişi şimdi sana göre şimdi ellerin bağlı iken düşledin loş ışıkların altında beton duvarları eşeledin gözlerin hep aradı beni cesaretin yok zannetin ama cesaretin olmasa nasıl umut edebilirdin...