AMANSIZ DUYGULAR
Haykırmak istediği koca bir geçmiş varken,
Çaresizce susmayı seçti
Hapsolmuş yalnızlığı koştururken içinde
Tesiri olmayan yarım vedaları
Dürüstçe söylemek yeterli miydi
Herkes gibi anlaşılmak, duyulmak belirsizdi
Saçlarından kayıp giden birkaç yağmur damlası
Ruhunu okşayan tesadüfi bir ses
İz bırakan kaçamak bir bakışma
Tanıdık gözlerden uzaklaşıyordu zamanla
Küçücük tebessüme sığdırmıştı onca kederi
Bir hırsız çalsın, alıp kaçsın istemiyordu
Pencere kenarına saklanan tatlı samimiyetleri
Anne sevgisini andıran narin ruhu
Belli belirsiz Terk etmeyecek miydi bedeni
Bir sokak şarkısının notalar mı onu alıp götüren
Yoksa önündeki amansız kalabalık mı
Adımları hızlanırken git gide
Utangaçlığı yanaklarına bahşedilirdi
İsteseydi önünde zaman diz çöker miydi?
Herkese uzanan kollar ona geç mi kalmıştı
Belki de yakalanmaktan korkuyordu
Yalnız başınayken daha huzurluydu
Yağmura tutulmuşçasına koşarken kaderinden
Keşkeler onu içten içe tüketiyordu
Halbuki Sormayı bilmek marifetti
Gerçek bir nasılsın sorusuna içtenlikle gülümserdi
Duvarları sarsılırdı küçük hatırlayışlarda
Belki küçük bir hediye iyi gelirdi ruhuna
Sonunda yollar ayrılmak zorunda olmasa
Kim bilir bir papatya ya da çarpışan bir araba
Ya da kırlarda koşturan bir kuzu sesi
Onu hayata bağlayabilirdi ufak bir fotoğraf karesi
Zamanla değişecekti
Veda edecekti tüm olup bitene
Onu duyan bir ses beliriverince…
©veyselb
V