K

Anıların Kırıntıları

Anıların kırıntıları gelir, yüzsüzce çalar kapımı.
Kanımı dondurmayı bekleyen o boğuk kokular, burnuma dolduğu anda, dışarı sızmayı bekleyen göz damlaları tuzlu yağışlara mesken olur.
Oysa ağlamayacağım dememişmiydim?
Bedenim de harelenen lavrar yaksa bile unutacaktım hani.
Bir kez daha yenilmenin etkisiyle taştı gözlerim.
Boğuluyorum, kanıyorum, ÜŞÜYORUM...
Yiyecek ekmeyi olmayan,
vicdansızca sızlatmayı bekleyen, o hain soğuğun içinde mahsur kalmış,
Halsiz, sokak çocuğu gibi...
Titreyen avuçlarını ağızına götürüp sanki ısınmayı bekler gibi gözündeki sağanak yağışa aldırmadan üfleyen masum gibi...
Cızırdayan sokak lambasına boş gözlerle bakan, minik elleriyle koca bir adamı andıran,
o dev çocuk gibi DONUYORUM...
Açlığı son safhaya ulaşmış,
midesini acımasızca kazıyorlarmış gibi inleyen, küçük kadar ÇARESİZ...
Etrafında ki kalabalığa rağmen yapayanlız kalan minik kadar KiMSESİZ...
Ve ekmeğini taştan çıkartıp, evlatlarını doyurmaya çalışan anne gibi...
HIRSLI, UMUTSUZ ve bir o kadar da MAHFOLMUŞ bir şekilde,
ÜŞÜYORUM işte sensizliğime..
©kenanglpnr