Karanlık olan anne rahminden geldik biz bu dünya'ya,
Dünya gözümüzde hoş, loş ışıklarla dolu bir seda.
Gönlümüzü cezbeder, vazgeçilmez güzelliklerle,
Lezzetin sonu pişmanlık olsa da, doyum olmaz ona.
Anne rahmini terk ettiğimiz gibi, burada sefa sürülmez,
Yolcuyuz yine, burada temel atıp iskan kurulmaz.
Arş-ı alâ, rahmet ve gazap kübbesi altında,
Her nefs için ya küfür ya iman, ihlasa göre yağar rahmet ya gazap.
Arzı alâ, ayağımızın altındaki tozlu toprak,
Nice hazineler saklar bağrında, ademoğlu farkında olmaz.
Gurur ve kibirle gezer her adımda, kendine eza eder,
Manevi kalıcı hazinenin farkına varmaz, geçici dünya hazinesine bağlanır.
Önemli olan, insanın kendini burada kalıcı olmayan hazinelere kaptırmamasıdır,
Toprak öz'ün ama bağrına girince, o da seni ezer.
Ruhumuzun seyri sülük ettiği bu dünya aleminde,
Ruhumuzu kirletmeden, incitmeden, azap vermeden,
Huzur içinde, tertemiz olarak, bizdeki nuru, nurun sahibine iyade etmektir.
©hasanbey.
H