Sen gittin.
Dakikalar nasıl geçer dedim,saatler geçti.
Günler nasıl geçer dedim,aylar geçti...
Ve yılın dolmasına ne kaldı ki şunun şurasında.
Geçti herşey, sensiz yaşayamama düşüncesinin sarması bile geçti.
Geçti artık senin gelme ihtimalini, bekleme isteği.
Geçti geçiyor artık Zaman, suyun hızını aratmayarak.
Her geçen gün daha da kusur aramakta oluyorum gidişine. Ve bütün kusurlar beni senin kusursuzluğuna götürüyor.
Öyle bir mükemmeliyetçi idin bütün güzellikleri kendinde hapsedişin beni coşturuyordu.
Tükenmezim bile tükendi gidişine yazdığım nameler de.
Oysaki tükenmeyecek diye almıştım.
Ve sen yoksun...
*
*
*
Gidişinle şairliğe büründüm.
Şiirler yazdım ardından,efkârlı şair oluşum bir kez daha beni yerle bir etti.
Her elime aldığım kağıt parçası düşüncelerimi sana benliğimi ise dar ağacına asarcasına kendimi kaybettim.
Askıya alınmışım sensiz geçen her zamanın şahibeli oluşunu.
Annem..
Eksik kaldı düşüncelerim daha senin adına ne şiirler yazacaktım...
Ve bir kez daha kahrolsun sensiz geçen her bir salisenin beynim de benimle feryat figanla çarpışması...
©helbestwan
H