Serin ve rahat ateşi var saç uçlarında güneşin.
Ve ben saçlarına dolanan bir serçe gibiyim.
Cennetin kaçamağıdır gözlerin.
gövden uludur,çiçeklerin sevgili;
Baktıkça biraz yeşil oluyorum
biraz da mavi.
Bir ses: politik bir nehir gibi koynuma akan.
Yaşamaktayım sesin duyuldukça.
Kan çiçeği bir ceylân, sesinin kenarından yudumlar soluk soluğa...
Bir şey vardır teninde vanilya ama senin.
Beyaz doğarsın sabahları,
bir de geceleyin.
Ve ben nefes alamadığım kokunu zihnimle işitirim...
Ellerinde asi bir ipekle nakışlanmış kilidi var özgürlüğün.
Ve ellerinde siyah bir güvercin çiçek açar.
Ah! göğümü kucaklayan denizin tütsüsü.
Dudakları güzelleme kokan bir ozanın kopuzuna işlediği türküsün...
Nice imgelerin nice kelimelerin saklandığı
bir şiir nehrisin baştan aşağı.
Nehrin en derin yerinde gizlidir saçların,
saçının her bentine aruz olayım...
Kurdelesi olan ezgilerin vardır bir de.
En safi ezgidir bu tatlı bir lerze.
Ve her konuştukça
Ele avuca sığmayan çocuğu uyutursun içimde...
Ah kehrübam!
Kalbimin kar bulaşmış sonsuz rengi.
Saatler ay ışığını gösterirken
Yönünü sana dönmüş bir ay çiçeğiyim.
Ve sevgilim!
Zonklayan yüreğim mısra kokan koynunun akıntılarındayken
Kanatları olmayan bir iskele kuşuyum.
©frdiylmz
©vronski
K