M

ARZUHÂL

Âlemleri sarmıştı her türlü cevr ü cefâ
Canlı cansız tüm varlıklar sende buldu safâ.
Raûf ve rahîm diye zikreder seni Kur’ân
Medheder zâtını dâima Hazreti Rahmân.
Ahlâkın için “üsve i hasene” buyurdu
Dünyada âkil olan ins ve cinne duyurdu.
Şüphesiz sîretin sûretin gibi güzeldi
Seni rehber kabul eden kavimler yüceldi.
Kalktı sâyende semâmızdan zulmet ve yeis Seçti seni Zül-Celâl, tüm kâinâta reis.
Teyid ile nice mûcize verdi eline
Hikmet ve kelâm ı kibârı verdi diline.
Mübârek parmağınla kamer oldu iki şak Ümmetin için söylediğin her söz oldu hak.
Bütün kevn ü mekân hep seni senâ etmede
Akıp kayan yıldızlar sana doğru gitmede.
Sana meftûn mekânlar, sana müştâk asırlar Senden gayrı kim kimi, hangi şeyi hatırlar?
Atmışsın dehre imzanı, vurmuşsun mührünü İdrâk edemedi kimse, edemez künhünü.
Nurunla zamanı aydınlatan bir güneşsin
Sen ne fedakâr bir dost, ne vefakâr bir eşsin
Elpençe dîvan durur huzurunda enbiyâ
İhtiramla eğilir, evliyâ vü asfiyâ
Nasiplenir feyzinden nice yüzbin hayvanât Selam verirler sana çeşit çeşit mahlûkât
Güzel sesiyle seni terennüm eder bülbül
Belki kokusuyla râyihandan pay alır gül.
Ötüşür kuşlar sana doğru, kanat çırparak Uçuşur böcek, kelebek sana göz kırparak.
Senden aldığı ilhâm ile yürür karınca
Rahmetini hatırlar, balık suya dalınca.
İbret levhasıdır hayatının her zerresi
Kurtulur insan, bu zerreden olsa behresi
Rahîmin izniyle lütfun keremin deryâdır Parıldayan ışığın sanki bir süreyyâdır.
Fem-i güherinden dökülen söz, inci mercan Yüzün suyu hürmetine, nefes alır her can.
Kifâyetsizdir seni ifâde için sözler
Garip müminlerin devamlı yolunu gözler
Hissediliyor yokluğun her zamankinden çok Âlemde senden daha merhametli kimse yok
Başka seni nasıl, hangi cümleyle anayım Tutuştur yüreğimi, ateşinde yanayım.
Komşu kılsın Allah; cennette, yanıbaşında Buluştursun cümlemizi, havzının başında.
Kanalım, kevserinden yudum yudum içerek Giyindirsin melekler binbir hulle biçerek.
Belki çok şey istedik haddimizi bilmeden
Bizi perişan eden günahları silmeden.
Ahh!.. Efendim, ne diyeyim; kalmadı mecâlim
Seni çok özledim; işte budur arzuhâlim.
19.11. 2018/Pazartesi/Mevlid Kandili       Mehmet Güven (Menâbi)
©menabi