H.z. Süleyman'ın sarayında sessiz duran,
Asîf, ilimle yoğrulmuş, hikmetle bakan,
Gönlü Rabbine bağlı, dua ile coşan,
Bilgeliğin nuru, kalbinde hep taşıyan.
Belkıs’ın tahtı, bir anlık nefesle,
H.z. Süleyman’ın emriyle çıktı öne,
Asîf, duayı göğe yükselten elçi,
Tahtı getirdi, bir anda mekânı bükücü.
İlmi sırlarla dolu, derin mi derin,
Allah’ın izniyle yürüdü o ince çizgin,
Kalbi rahmetle, dili sessiz dua,
Zamanlar önünde eğildi, cihana yara.
Bir söz söyledi, bir dua yükseldi,
Arz ve sema arasında taht belirdi,
Asîf, H.z. Süleyman’ın bilge bir eri,
Hakk’ın izniyle yazıldı onun kaderi.
Dünya sükûnet bulur Asîf’in ilmiyle,
H.z. Süleyman’ın yanında sabırla, gizlice,
Bir dua, bir niyet, bir teslimiyet,
İşte Asîf’in hikmeti, ilahi bir emanet.
Sözünde rahmet, adımlarında sır,
Asîf’ti o, H.z. Süleyman’ın sadık bir nâzır,
Hikmetiyle cihana köprü kuran,
Rabbin izniyle her zorluğu aşan.
©hasanbey.
H