C

AŞIKLARIN DİVANI

sevdalı oldum aşık gideceğim
sana kalbimi emanet edeceğim
seninle atsın bu kalp bir umutla
benden son kalan şey sevgilim
geriye bıraktığım yüzüm olsun
hatırla için pişmanlıkla dolsun
bir şarkı gelir ta uzaktan bize
hüzünlü derinden dokunsun
sevmeyi bilmez çekip gider
yıpranmış aşkım can küser
açmadan solmuş ah bükük
kalmış sevgisiz güle benzer
her akan yaş yakar yüreği
birgün sende anlarsın beni
giden zaman dönmez asla
getiremeyiz artık eskilerini
bir tebessüm kadar uzak sın
ve ölüm kadarda yakında sın
senden gelsin bu ölüm yarim
üstümde zaten kara toprak sın
ismin şiir oluyor dudağımda
her haykırışın bir sitem oysa
ellerim tutmak ister teninden
sarmak sımsıkı seni kollarıma
saramadım doyunca gelip seni
öpemedim koklayamadım belki
saklıyorum dün gibi hala bilsen
yastığımın altında saçının telini
soruyorum aya gökte ki yıldıza
seni göstersinler diye yâr bana
hayalini yorgan yapıp uyudum
üşüyorum yanımda olmayınca
senin yerine hiç kimse giremez
gönlüm bir başkasını sevemez
bir gülüşün vardı sanki cennet
gidince cehennem oldu sönmez
elde sazım yürekten bir türkü
çalar söyler yanan ömrüm dü
yalnız kaldım gecelerin ardına
ne sabahı doğuyor ne gündüzü
dara düştüm kederli hayatta
çıkar mıyız bilemem yarınlara
özlemin dolu içimi yakan ateş
kül etti beni savurdu rüzgârlara
mecnunum çölde seni dilenen
keremim han köşesinde deliren
uğruna şiirler yazan pir ozanım
âşıkların divanına gam düşüren
bulut olup geceden beri aksam
ayrılık acıdır gelip ah ne yapsam
kaderime bu alın yazıma çaresiz
gelmez elimden hiçbirşey susam
işte sonunda bizde gelip ayrıldık
anladım masal kadar ki yalandık
sanki biz diye birşey yokmuş uz
farz et ki bunları hiç yaşamadık
©cihan.