Aşk, gençlikte bir kıvılcım,
Alev alır, savrulur rüzgârla,
Ama atmışından sonra, ah,
O, durulur, derinleşir yürekte.
Bir fincan kahvenin hatırında,
Bir çift sözde bulur anlamını.
Artık telaşsızdır, zamansızdır,
Ne geçen vakit ne de beklenen zaman.
Her bakışta bir ömür var,
Her dokunuşta yılların hatırası,
Buğulu camlara adını yazdığım aşk budur.
Ne baharlar kadar kısa,
Ne de kışlar kadar uzun,
Atmışında aşk, bir sonbahar,
Sarı yaprakların dökülüşü gibi,
Sessiz, sakin ama derin.
Gençken bir rüzgârla savrulurdu yürek,
Şimdi bir fısıltıyla titrer ten,
Atmışında aşk, sabırla dokunan bir nakış,
Her ilmik ömrün kendisi,
Her düğüm, yaşanmış bir hatıra.
Buğulu camlara adını yazdığım aşk budur,
Sessizce akan bir nehir gibi,
Derin, dingin ve hep sonsuz.
Atmışında aşk, en güzel şiirdir,
Kalemin yetmediği,
Dilin anlatamadığı…
©gümrük
G