O

aşk ,haz ,sehvet

Elimde olsa, gözlerimle bağlardım der seni aşık,
Yüreğine girmek için sözlerime katardım seni, gidene kaşları çatık.
Sanma bu dünya gelip geçici,
Sonsuza kadar takip eder her hareketimiz seçici.
Günler sanki seninle yelkovan gibi dönerken, söyler adam,
Zaman durmuş gibiydi, ben seni çıkmazlarda beklerken, dedi gitti kalbi ham.
Yüzüne bakıp laleler çizerim sen uyurken, söyledi kadın,
Nefret, kin, düşmanlıkla savaştaydık, sen varken, dedi, ama kalmadı aynı kadın.
Sen sen miydin, bilmem, belki de bedenine ben yükledim,
Seni aşka bakan, ya git çıkart sendeki gördüğümü, ya da hayalimdeki ile birleştir, bedeni gerçek işte o an.
Kızamam ki kimseye, ben aşka yol vermişim, söyleyen genç,
Ne hadsizlik yapmışım, halbuki mecnunum, ne dervişim, bıraktı kadını sıfır direnç.
Herkes öyle mi, bir an yolunda ölmeye hazır aşık,
Bir zaman sonra susuzluktan ölsen, okyanusta vermez bir su kaşık.
Galiba mesele kavuşmak olsa, aşk olur mu,
Acılar, duygular, özlem ve kaybetme korkuları olmadan, aşk bizi bulur mu.
Haz, şehvetten ask mı, duygu yoksa birer zehirli bal mı,
Peki, şehvetsiz, hazzsız duygular, kim anlar aşığın tuttuğu kuru dal mı.
Kim saklar hayalindeki ruh eşine bakır duyguları,
Kim hazinesinden bir öpücük koklatmaz, göremeden o ebedi yarı.
Şimdi zaman, aşkın silgisini olur mu,
Unutmak başkasına gitmek için bulduğumuz yol mu?
©okkem